Fetvalar
Soru: 1) ''Bildiğiniz hemen olacak sayılır, kabul olduğuna şahit olduğunuz bir dua varsa bana mesajla atar mısınız?'' diye bir soru geldi bana sizce ne cevap vermeliyiz?
Cevap:
Allah Teala, mü'min'in hiçbir duasını geri çevirmez. Kişi her türlü dua yapabilir. Kuran'ı Kerim'de ''Bana dua edin, Ben de duanıza icabet edeyim'' ''Duanız olmasaydı Rabbim size ne kıymet verirdi?'' buyuruyor.
Duanın içeriği, yeri, zamanı ve kişinin halleri bakımında duanın fazilet dereceleri vardır.
1- Duanın içeriği İslama uygun olmalıdır,
2- Dua her vakitte yapılabilir. Ancak, Kadir gecesi, arafat günü, ramazan ayı, cuma günü ve gecesi, farz namazların ardından, ezan ve kamet arası, secdede iken yapılan dualar gibi hadis şeriflerde fazileti belirtilen vakitlerde yapılması efdal olan vakitler tayin edilmesi, mü'min'leri duaya teşvik içindir.
3- Duanın yapıldığı mekan Kabe, safa ve merve arasında, yolculukta yapılan dualar gibi, fazilet bakımından derecesini artırır.
4- Duanın yapıldığı haller: Sıkıntı anında, yolculuk, hastalık, mazlum halde olan, babanın evladına, salih evladın ailesine duası, Salih kişilerin duaları, oruçlunun duası aynı şekilde hem bu amelleri hem de duaya teşvik içindir.
Yukarıda belirttiğimiz şekil üzere kişi dua yaparda duası gerçekleşmezse aşağıda sayacağımız sebeplerden dolayıdır:
1- Duası kabul olmuştur, ancak Allah Te'ala ona buradaki duasının karşılığını ahirete saklamıştır. Daha hayırlısını verecektir onun için.
2- Duanın İslam'a uygun olmaması.
3- Haramlarla meşguliyet duanın kabulüne engel olabilir. Nitekim Ebu Hureyre'den nakledilen bir hadis şerifte Peygamber Efendimiz s.a.v: sonra bir adamdan bahsetti: ''Uzun yolculuk yapar (itaat konusunda hac, sıla-i rahim gibi), yedikleri ve giydikleri harâm olduğu halde ellerini semaya uzatıp ya Rab ya Rab diye duâ eder. Böyle duâ, nasıl kabûl olunur?''.
Mesnun duaların yanısıra Meşayıh ve Alimlerimizin virdleri ve duaları da her dönemde faydalı olmuştur.
Soru 2) s.a hanım ve kocası öldüklerinde üst üste defnedilebilirmi?
Cevap:
Ve 'aleyküm selam,
Bir kabire aynı anda birden fazla defin yapılmaz, ancak zaruret durumunda hayat hali itibarı ile erkek kıbleye doğru, hanım da arkasına aralarına toprak veya tuğla koymak suretiyle defnedilebilir.
Hişam bin 'Amir r.a dan: ''Rasulullah s.a.v. Efendimize Uhud gününde her bir insan için kabir kazmanın bize zor geldiğinden yakındık. Peygamber s.a.v Efendimiz biraz daha derin kazıp şehidlerin, bir kabire ikişer veya üçer defnedilmelerini emir buyurdu. Biz de hangisini öne takdim edelim diye sorduk. Kuran'ı en fazla olanı buyurdu.''[1]
[1] Nesei 2137.
Soru: 3) Dilencilere yardım edeceğimiz zaman
aklımıza şüphe geliyor. Dilenci gerçekten
ihtiyaç sahibi mi yoksa bunu suistimal eden birisi mi diye. bu durumda ne
yapmak
gerekiyor?
Cevap:
Allah Te'ala birçok ayetlerinde ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadis şeriflerinde sadaka vermeye teşvik eder.
''Mallarını Allah yolunda harcayanların misali, her başağında yüz taneye sahip yedi başak bitiren bir tane misali gibidir. Allah dilediğine kat kat fazla verir. Allah'ın ilmi sonzudur.'' [1]
Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edildiğine göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
"Cömert kimse; Allah'a yakın, cennete yakın, insanlara yakın, (fakat) cehenneme uzaktır. Cimri kimse; Allah'tan uzak, cennetten uzak, insanlardan uzak, (fakat) cehenneme yakındır. Cömert cahil kimse; Yüce Allah'a, cimri alimden daha çok sevimlidir." [2]
Dilenen kişinin durumu iyi olduğu veya aldığı sadakayı haram bir şeye harcayacağı kesin biliniyorsa öyle birine sadaka vermek caiz olmaz.
Ancak durumu bilinmiyorsa, zahire göre ihtiyacı olduğunu hüsnü zan ederek verildiğinde Allah katında veren kişinin sevabı yazılır. Dilencinin durumunu araştırmakla yükümlü değiliz. Şayet kişinin içinden vermek gelmiyorsa da sadaka gönüllü amellerden olduğundan vermeyebilir. Bu durumda dilenciyi azarlamadan gözel söz söyleyerek geri çevirmek gerekir.
''Dileneni azarlama'' [3]
Allah en doğrusunu bilendir.
[1] Bakara: 261
[2] Tirmizî, Birr c.4, s114, h.1961.
[3] Duha: 10
Soru: 4) Yatsıdan sonra gün içinde kaçırılan herhangi bir vakit namazının kazası kılınacaksa bu vitr namazından önce mi olmalı sonra mı?
Cevap:
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v): ''Gece son namazınız vitr olsun'' kavline istinaden, vitr namazından önce kılınması efdaldir ancak vitirden sonra da kılınmasında bir beis yoktur.
